En Çok Okunanlar

Geçmişten Günümüze Ayasofya’nın Tarihi

Ayasofya’nın adı Hagia Sofia yani Aziz Sofya kilisesinden gelmektedir. Ayasofya tarihi ile ilgili ilk olarak  Ayasofya’nın 3 kez inşa edildiği bilgisini sizlere verelim. Yazının devamında 3 inşası hakkında gerekli bilgiyi bulacaksınız.

İlk Ayasofya’nın Yapılışı

235 yılına geldiğimizde Roma İmparatoru 1. Konstanin’in annesi olan İmparatoriçe Helena, Kudüs’e ziyarete gider. Kudüs içerisinde gezdiği sırada, Kudüs ‘te bulunan mabet ve ibadethaneleri çok beğenir. Ziyaret sonrasında ise oğlundan Kudüs te ki mabetlere benzer şekilde, İstanbul’un o zamanki adı ile Konstantinapol’e de mabet yapılmasını ister. Annesi Helena’nın isteği üzerine Konstantin, mimarlarına Artemis Tapınağı kalıntıları üzerine mabet yapılmasını emretmiştir. Bizans kaynaklarından ismini öğrendiğimiz Efratas isimli mimar, tapınak kalıntıları üzerine çatılı, duvarları taştan 3 bloklu yapı şeklinde görünümü saraya benzer İlk Ayasofya’yı yapar.

285 yılı ile 381 yılları arasında Ayasofya’nın yapısına herhangi bir zarar verilmez. 381 yılı içerisinde kentte çıkan halk ayaklanmasında ilk Ayasofya’nın çatısında yangın çıkmıştır. 9 Haziran 404 yılına geldiğimizde zamanın Roma İmparatoru Arkadios, patrik Yuhannes’ i sürgüne gönderir. Bu sürgün sonrası inançlarına taciz edildiği gerekçesiyle halk yine ayaklanmıştır. Bu ayaklanma sonrasında ise Ayasofya’nın yapısı tamamen yanarak yıkılmıştır.  

İkinci Ayasofya’nın Yapılışı

9 Haziran 404 yılında yıkılan İlk Ayasofya binası sonrası 408 yılına kadar ayaklanma bastırılmaya çalışılmıştır. 408 yılı içerisinde ayaklanmayı bastırarak imparator olan 2. Teodosius, ayaklanmayı bastırmasının zafer nişanesi olarak ikinci Ayasofya’nın yapılmasını emreder. Mimar Rutfinos, 5 bloklu ve tamamen ahşaptan yaptığı yine saray görünümlü Ayasofya’yı 10 Ekim 415 yılında, Teodosius’a teslim eder. 2. Teodosius’da aynı gün Ayasofya’nın açılışını yapmıştır. 430 yılından sonra ise Ayasofya’nın ismi ilk defa Hagia Sofia (Ayasofya) olarak anılacaktır.

Açılışı yapılan İkinci Ayasofya binası ise 117 yıl ayakta kalabilecektir. 13 Ocak 532 yılında çıkan Nika İsyanı olarak bilinen halk ayaklanması sonucu,  Teodosius’un yaptırdığı İkinci Ayasofya da tamamen yıkılmıştır.  

Üçüncü Ayasofya’nın Yapılışı

İmparator 1. Justinyen (Justinianos), Nika ayaklanmasını bastırmıştır. Ayaklanmanın bitmesi sonrası Justinyen, kimi kaynakta 30 bin kimi kaynakta ise 50 bin kişiyi isyan etmeleri sebebiyle öldürtmüştür.  2. Teodosius’un yaptığı gibi kendisine ayaklanmayı bastırdığı ve devlet işlerini tekrar düzene soktuğu için zafer nişanesi olarak Üçüncü kez Ayasofya binasını yaptırmak ister. Bunun için hem filozof hem de geometrici olan Anthemios ve İsidoras’ a Ayasofya’yı tekrar yapmaları için emir vermiştir. Bu iki mimar 532 yılında başladıkları Ayasofya binasını 20 Aralık 537 yılında tamamlamışlardır. 1. Justinyen’de 27 Aralık 537 yılında Ayasofya’nın açılışını yapmıştır. Bir rivayete göre  Ayasofya’nın açılışı sonrasında 1. Justinyen, Ayasofya içine girerek ‘’Ey Süleyman! Seni geçtim.’’ diye bağırarak Hz. Süleyman’a mesaj vermiştir.

Dip Not: Üçüncüsü yapılan Ayasofya binası bir daha hiç yıkılmayacaktır. Günümüz de müze olarak kullanılan Ayasofya’nın yapısı 1. Justinyen’in yaptırdığı Ayasofya’dır.

İstanbul’un Fethi Sonrası Ayasofya

1453 yılına kadar Ortodoksların elinde bulunan Ayasofya içerisinde, İstanbul’un fethinden bir gün önce yani 28 Mayıs 1453 akşamında, Bizans askerlerini cesaretlendirmek için son Ortodoks ayini yapılmıştır. Bu ayin o kadar büyük ki tüm halk katılmıştır. Ayin o zamanda Bizans ordusunun konuşlandığı İstanbul Surları önünde sonlanmıştır.

29 Mayıs 1453 günü kutlu Hakan Fatih Sultan Mehmed, peygamberimiz Hz. Muhammed’in övgüsüne layık olarak İstanbul’u fetetmiştir. Fetih akşamında Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya önüne atıyla birlikte gelmiş  ve atından inerek Ayasofya içerisine girmiştir. Ayasofya içerisine de kısa bir süre bekleyerek Ayasofya’yı incelemiştir. Kaynaklar da belirtildiğine göre Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya içerisinden çıktıktan sonra vezirlerine Ayasofya’nın cami yapılmasını emretmiştir. İstanbul’un fethinden sonraki ilk Cuma günü, Ayasofya içerisinde askerleriyle birlikte ilk Cuma namazını kılmıştır. Bu andan itibaren Ayasofya, Osmanlı İmparatorluğu’nun Büyük Camii si olarak anılacaktır. Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya’nın Camii görünümünde olması amacıyla Ayasofya içerisine mihrap ve minber yaptırmıştır. Ayasofya 1934 yılına kadar cami olarak kalacaktır.

Ayasofya’nın Müze Yapılışı

9 Eylül 1934 yılında, o zaman devletin resmi gazetesi olan Cumhuriyet Gazetesi’nde Ayasofya’nın müzeye döndürüleceği ile ilgili manşet atılmıştır. Tarihte ilk olarak Ayasofya, müze kelimesi ile birlikte kullanılmıştır. Tarihlerden 24 Kasım 1934 yılına geldiğimiz de gazete manşeti olarak atılan haber gerçek olur. Ayasofya Camii, Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye dönüştürülür. Müze olması sonrasında ilk ziyaretçiler 1 Şubat 1935 yılında 10 kuruşluk bir ücret ile Ayasofya’yı ziyaret etmiştir.

Ayasofya’nın müze olması sonrasında yurt içi ve yurt dışında çeşitli ayaklanmalar çıksa da Bakanlar Kurulu kararı değişmemiştir. 1985 yılında Ayasofya UNESCO’nun onayı ile Dünya Mirası listesine girmiştir. Ek olarak 2010 yılında Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürü yaptığı açıklamada; Ayasofya’nın tapusunun ‘’Ebulfetih Sultan Mehmed’’ adınadır. Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya tapusunu kendi adına yaptırmıştır.

Ezcümle umarız bir gün Ayasofya hak ettiği şekilde tekrar cami olarak ibadete açılır.  Son zamanlar da İslamiyet’ e ve Müslüman kardeşlerimize yapılan saldırılara karşı İslamiyet’in zafer nişanesi olur.    

 

Yararlanılan Kaynaklar;

https://www.yollardan.com/ayasofya-tarihcesi/