En Çok Okunanlar

Gezegenler – Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün

Okurum Yazarım ailesi olarak sizler için gezegenler i anlattığımız yazı dizisinin ilkin de Merkür, Venüs, Dünya ve Mars’ı anlatmıştık. Bu yazı dizisinin ikincisini de ise Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ü anlatmaya çalıştık keyifli okumalar… 

Gezegenler yazımızın birincisini okumak için tıklayınız

5- Gezegenler Gezegeni: JÜPİTER

Jüpiter güneş sistemindeki diğer tüm gezegenlerin içine sığabileceği kadar büyüktür. Eğer kıyaslama yapacak olursak, içine 1300’den fazla Dünya sığdırılabilirdi.  Güneş’ten uzaklığa göre beşinci sırada bulunan bu gezegen, adını Roma mitolojisindeki hikâyeler de geçen tanrıların kralı olan Jüpiter‘den alır.

Jüpiter gezegeni tam bir dev bir gaz topu… Bu yüzden ona “gaz devi” gezegeni de denir. Gezegen kalın kırmızı, kahverengi, sarı ve beyaz bulutlarla kaplıdır. Bulutlar gezegeni çizgili gibi gösteriyor. Jüpiter çok rüzgârlı bir gezegendir.  Atmosferi büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşmakta.

Ayrıca Jüpiter’in bazı halkaları vardır, ancak ünlü Satürn halkalarının aksine, Jüpiter’in halkaları çok zayıf ve buzdan değil tozdan yapılmıştır ve çok iyi göremeyecek kadar zayıflar.

Jüpiter’de hava çok soğuk ancak Jüpiter’in içi çok sıcak! Kimse tam olarak ne kadar sıcak olduğunu bilmiyor, ancak bilim adamları Jüpiter’in merkezine veya çekirdeğinin yakınında yaklaşık 24.000 ° C olabileceğini düşünüyor. Yerçekimi de farklı. Jüpiter’de Dünya’dan daha fazla yer çekimi var. (Dünya’da 100 kilo ağırlığındaki biri Jüpiter’de yaklaşık 240 kilo ağırlığında.)Jüpiter’de bir Dünya günü yaklaşık 10 saat sürüyor. Güneş’ten o kadar uzak ki Jüpiter’in güneş etrafında bir gezi yapması 12 Dünya yılını alıyor.

1979’dan 2007’ye kadar sekiz NASA uzay aracı Jüpiter’i inceledi. Bu uzay gemilerinin bir kısmı gezegenin dışına uçtu. Bu araçlardan bazıları Jüpiter’in etrafındaki hava ve gazları, bazıları ise gezegenin uydu ve halkalarını inceleyip fotoğrafladılar.

Jüpiter’de şimdi Juno adında yeni bir uzay aracı var. 4 Temmuz 2016 tarihinde Juno, Jüpiter’e geldi fakat iniş yapmadan etrafında uçarak, yörüngede Jüpiter’in kuzey ve güney kutuplarının ilk fotoğraflarını çekiyor.

6- Halkalı Gezegen: SATÜRN

Çoğumuzun, etrafındaki halkalarına hayranı olduğu Satürn Gezegeni, Güneş Sistemi’nin altıncı sırada yer alan ikinci büyük gezegenidir. Satürn Gezegen’i Dünya’dan 9 kat daha geniştir. Gezegene, Jüpiter’in de babası olan Roma’nın tarım ve zenginlik tanrısı adı Kronos’un (Saturnus ) adı verilmiştir. Bilinen 60’dan fazla uydu ile çevrili Satürn, güneş sistemimizdeki en büyüleyici manzaralardan bazılarına ev sahipliği yapıyor. Yardımsız,  insan gözüyle keşfedilen en uzak gezegen olan Satürn, antik çağlardan beri biliniyor.

Göz kamaştırıcı bir buz halkaları sistemi ile süslenmiş olan Satürn, gezegenler arasında benzersizdir. Halkası olan tek gezegen olmasa da hiçbiri Satürn’ünki kadar muhteşem ve karmaşık değil.

Galileo Galilei, 1600’lerde Satürn’ü teleskopla gördüğünde, ne gördüğünden emin değildi. İlk başta üç gezegene veya kulplu bir gezegene baktığını düşünüyordu. Şimdi biliyoruz ki bu “kulplar” Satürn’ün halkalarıydı.

 Satürn, yedi halka ve aralarında çeşitli boşluklar ve bölmeler bulunan en muhteşem halka sistemine sahip. Bu güzel halkalar, buz ve kaya parçalarından oluşuyor. Ancak bu halkalar sonsuza kadar Satürn’ü süsleyemeyecek gibi görünüyor. NASA, yaptığı yeni bir araştırmanın sonucunda,  Satürn halkalarının ömrünün 100 milyon yıldan az kaldığını açıkladı. Yapılan açıklamada, Cassini keşif aracının, Satürn’ün halkalarını oluşturan toz ve kayaçların, gezegenin manyetik alanının etkisiyle hızla yüzeye doğru çekildiğini ve bu yüzden halkaların çok daha hızlı şekilde yok olduğunu tespit ettiğini belirtti.

Satürn güneş sistemindeki en kısa ikinci güne sahiptir. Satürn’deki bir gün sadece 10,7 saat sürerken; Güneş’in etrafında dönüşü 29 Dünya yılı sürmektedir. Satürn’de eksen eğikliği sayesinde Dünya gibi mevsimler yaşanır.

Diğer gaz devi Jüpiter gibi Satürn de çoğunlukla hidrojen ve helyumdan oluşan büyük bir top gibi. Hayal etmesi zor, ama Satürn güneş sistemimizde ortalama yoğunluğu sudan az olan tek gezegendir. Böyle devasa boyutlardaki dev gaz gezegeni, sığabileceği bir küvette yüzebilirdi.

 Eğer bir uzay aracı Satürn’e dokunmaya kalkarsa, asla sağlam bir zemin bulamaz. Tabii ki gezegenin artan baskısı onu ezmeden çok önce hayatta kalabilirse…

7- Buz Devi: URANÜS

Uranüs eski zamanlardan beri birçok kez gözlemlenmiştir. Bilinen en eski kayıt M.Ö 128. yılda olduğu sanılıyor. Fakat o zaman gezegen değil bir yıldız olarak biliniyordu. İlk olarak  İngiliz gökbilimci ve besteci William Herschel tarafından 1781 yılında bir gezegen olarak tanımlandı. Ancak  Herschel  bile ilk başlarda bir kaç yıl gezegenin bir  kuyruklu yıldız olduğunu zannetmiştir.

Venüs gibi, Uranüs de diğer gezegenlerin tersi yönde döner. Güneş etrafındaki bir tam dönüşü, 84 Dünya yılında tamamlamaktadır. Bu döngüsü ile kutuplarında 42 yıl gece ve 42 yıl gündüz olmaktadır. Kendi ekseninde dönüşü ise 17 saat, 14 dakikada tamamlamaktadır. Yani Uranüs’te 1 gün, Dünya’nın yaklaşık olarak 17 saatine denk gelmektedir. Gezegenin Yüzey sıcaklığı ise, -197 ° C’dir.

Buz devi olan bu gezegen, Güneş Sistemi’nin ikinci mavi gezegendir. Atmosferi, Jüpiter ve Satürn gibi hidrojen ve helyumdan oluşuyor, fakat aynı zamanda metan da bulunmaktadır. Üst atmosferde ise gezegene soluk mavi renk veren amonyak ve metan buz kristalleri bulunmaktadır. Bu da Uranüs’ü mavi-yeşilimsi renkte görünmesini sağlar.

Uranüs’ün tıpkı Satürn gibi halkalarının olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu halkalar Satürn’den daha az, daha ince ve daha soluk yapılıdır. İç halkalar dar ve karanlık, dış halkalar parlak renklidir. Bu durumla dış halkaların görülmesini kolaylaşmıştır.

Halkalar ilk olarak 1977 yılında James Eliot, Edward W. Dunham ve Jessica Mink tarafından fark edilmiştir. 1986 yılında ise şimdiye kadar Uranüs’e ulaşan tek uzay aracı olan Voyager-2 uzay aracı, görev yolunda iken bu halkalara ait görseller yakalayarak Dünya’ya yollamıştır. 2003 ve 2005 yıllarında ise iki dış halka Hubble Teleskobu tarafından tespit edilmiştir.

8-Son Gezegen: NEPTÜN

Neptün, Güneş Sistemi’nin sekizinci ve Güneş’e en uzak gezegenidir. Plüton’un gezegen statüsünden çıkarılıp cüce gezegen olarak kabul edilmesinden sonra Güneş Sistemi’nin en uzak gezegeni olma unvanını geri kazanmıştır.  Adını Roma deniz tanrısı Neptunus’ten alan gezegen, çapına göre en büyük dördüncü, kütlesine göre ise en büyük üçüncü gezegendir. Bazı iddialara göre gezegen ilk zamanlarda şimdiki konumundan Güneş’e daha yakındaydı. Neptün’ü Dünya’dan çıplak gözle görmek imkânsız olan Güneş Sistemi’ndeki tek gezegendir ki, ilk olarak matematiksel tahminler ile var olduğu hesaplanmıştır

Karanlık, soğuk ve çok rüzgârlı Neptün, Dünya’dan Güneş’e 30 kat daha uzakta. Neptün, Dünya’nın 17 katı kütlesiyle ikizi sayılabilecek Uranüs’e çok benzer. Ondan çok az büyük ve daha yoğundur. Gezegenden öte, dev bir gaz topudur.

Gezegen kendi ekseninde çok hızlı dönmektedir. Yaklaşık olarak bir gün 16 saat sürerken; Güneş etrafında, yani yörüngede bir tur atmak için 164 Dünya yılı kadar bir zaman harcar. Neptün keşif edildiğinden yani, 1846’dan bu yana Güneş etrafında ilk turunu 2011 yılında tamamlaya bilmiştir

Yüzey sıcaklığı  -201° C olan bu gezegen, Dünya çapındaki bir katı merkezin üzerinde su, amonyak ve metan çorbasından oluşur. Atmosferinde hidrojen, helyum ve metandan bulunmaktadır. Metan; Neptün’e Uranüs ile aynı mavi rengi verir. Neptün’ün de altı halkası vardır fakat görünmeleri oldukça zor.

Bu güne kadar bir tek Voyager 2 uzay aracı görev yolu üzerindeyken Neptün’e yakın mesafeden geçmiştir. O zaman Voyager, gezegenin bir kaç dijital görselini, Büyük Koyu Leke fırtınasının resmini yakalamayı başarmıştır. Aynı zamanda gezegen NASA/ESA Hubble Space Telescope (Hubble Teleskobu) tarafından da incelenmiştir.

 

Yararlanılan kaynaklar:

https://www.nasa.gov/audience/forstudents/k-4/stories/nasa-knows

https://solarsystem.nasa.gov/planets

http://uzaykasifi.com