En Çok Okunanlar

Gezegenler – Merkür, Venüs, Dünya, Mars

Okurum Yazarım ailesi olarak sizler için gezegenler i anlattığımız yazı dizisi hazırlamak istedik. Bu yazı dizisinin ilkinde Merkür, Venüs, Dünya ve Mars’ı anlatmaya çalıştık keyifli okumalar… 

1-Gezegenlerin Speedy Gonzales’i: MERKÜR

Merkür… Güneş sistemindeki güneşe en yakın, en küçük ve en hızlı gezegen… Merkür, tanrılarının habercisi olarak adlandırılmıştır. Roma mitolojisine göre Merkür, kaskının ve ayakkabılarının üzerinde kanatları sayesinde bir yerden bir yere çok hızlı seyahat edebilirdi. Merkür gezegeni de güneşin etrafında hızla hareket eder. İsmini de buradan almıştır.

Merkür’ü ilk kez 1631 yılında Galileo gözlemlemiştir. Saniyede 55 km’lik bir hızla uzaydaki en hızlı gezegenlerin arasındayken,  kendi ekseni etrafında dönüşü de bir hayli yavaştır.  Yani Merkür’de 1 yıl 88 dünya gününe eşit iken, bir gün 176 dünya gününe eşittir. Merkür’ün Güneş sisteminde geceleyin onu aydınlatacak bir uydusu da yoktur.

Merkür güneşe olan konumundan dolayı en sıcak gezegendir diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Merkür aslında en sıcak ikinci gezegendir.( Venüs, Merkür’e kafa tutarcasına en sıcak gezegen olma unvanını kazanmıştır.)

Gezegenin güneşe bakan tarafı +427 santigrat derece iken, güneş görmeyen yüzü -173 derecedir. Bunun nedeni gezegende sıcaklığı düzenleyecek bir atmosfer olmamasıdır. Merkür’ün diğer gezegenlere göre farklı bir eğime sahip olması sebebiyle herhangi bir mevsim yaşanmamaktadır.

Merkür, güneş sistemindeki çıplak gözle görülebilen beş gezegenden biridir. (Diğer dördü; Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn’dür.) Yaklaşık olarak her 7 yılda bir Merkür, Güneşin önünden geçer ve bu olay Dünya’dan çıplak gözle görülebilir. Bu olaya Transit ya da Geçit denir. Uzayda araştırmalar için Avrupa Uzay Ajansı(ESA) ve Japon Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ortaklığında geliştirilen keşif aracı Bepi Colombo’un Aralık 2025 yılında Merkür’e ulaşıp daha detaylı bilgiler göndermesi bekleniyor.

2-Aşk Tanrıçası: VENÜS

Aşk ve güzellik tanrıçası Venüs… Merkür’den sonra Güneş’e en yakın ikinci gezegen olmakla beraber gezegenler arasındaki en sıcak gezegendir. Güneş ve Ay’dan sonra dünyadan görülen en parlak cisimdir. Bu yüzden “sabahyıldızı” olarak da bilinir. Dünya ile aynı boyut ve kütlelere sahip olması bakımından Dünyanın İkizi olarak tanınır. Eski çağlarda Venüs’ün iki ayrı gezegen olduğu sanılırdı. Bu yüzden Çoban Yıldızı, Zühre, Çolpan olarak da adlandırılır.

Güneş sistemindeki tüm gezegenlerin ismi erkek ismidir. Ancak Venüs kadın isimli tek gezegendir. Adını Antik Roma’da aşk ve güzellik tanrıçası olan Venüs veya Afrodit’ten alır. Gökyüzündeki o parlak görünümü sebebiyle “gökyüzünün parlak kraliçesi” anlamında bu ismin verildiği düşünülüyor. Kendi ismini bir kadın ismi olarak almasının yanı sıra gezegendeki tüm yüzey şekilleri kadın adları ile adlandırılmıştır.

Venüs, diğer tüm gezegenlerden farklı olarak saat yönünde dönmektedir. Güneş batıdan doğar, doğudan batar. Venüs’ün bir yılı (güneş etrafında bir tam dönüşü) 225 dünya günü kadar sürürken, bir günü (kendi ekseninde dönüşü) 243 dünya gününe eşittir. Atmosferi Karbon Dioksit (%95), Azot ve Sülfürik Asit içerir. Ve bu da gezegende sıcaklığı +462 dereceye kadar yükseltir.

Venüs Dünya ile aynı boyutlarda olmasına rağmen yüzey basıncı Dünya’dan 92 kat daha güçlüdür. Bu sebepten dolayı gezegene ulaşmayı başaran uzay araçları, gezegenin atmosferine girdikten bir kaç dakika sonra parçalanmıştır. Gezegene gönderilmek üzere yapılmış Sputnik 7 uzay aracı ise 1961 yılında Dünya’nın yörüngesinden çıkmayı başaramamıştır.

1961-1972 yıllar aralığında Venüs’e gönderilen 21 uzay aracından 14’ü başarısız, toplamda 40’tan fazla uzay aracı Venüs’ü araştırmak için fırlatılmıştır.

3-Mavi Gezegen: DÜNYA

Mavi gezegenimiz; Dünya’mız, Merkür ve Venüs’ten sonra Güneş’e en yakın 3.gezegendir. Aynı zamanda güneş sistemimizde yüzeyde sıvı su bulunan tek gezegen… Çok eski zamanlarda Dünya’nın bütün evrenin merkezinde olduğuna, diğer bütün gök cisimlerinin onun etrafında döndüğüne inanılmıştı. Hatta bir öküzün boynuzlarında, bir kaplumbağanın sırtında olduğumuz bile düşünülmüştü. Neyse ki diğer hayvanlara sıra gelmeden 1543 yılında Kopernik, Güneş’in merkezde olduğu bir Güneş Sisteminin modelini yayımlamıştır.

Hepimizin bildiği üzere dünyada bir yıl( güneşin etrafında dönüşü) 365 gün 5 saat 49 dakika 12 saniyedir. Kendi etrafında dönmesiyle oluşan bir gün 24 saat sürer. Ancak Dünya’nın dönüşü giderek yavaşlıyor. Fakat bu bizim hissedemeyeceğimiz kadar yavaş bir hızda gerçekleşiyor. Bu yavaşlama her yüz yılda 17 milisaniyedir.  Yani bu hızla 140 milyon yıl sonra bir gün, 25 saate kadar uzamış,  Dünya kendi ekseninde dönüşünü 1 saat geç tamamlamış olacaktır.

Bilinen en eski kaya parçalarının ve güneş meteorlarının incelenmesi sonucunda Dünya’nın tahmin edilen yaşının 4,567 milyar yıl (4,567×109 yıl) olduğuna karar verilmiştir.

Dünya yüzeyi %70 su ve %30 karadan oluşmaktadır. Atmosferimiz ise %78,08 azot, %20,95 oksijen, %0,93 argon, %0,039 karbon ve diğer gazlardan oluşmuştur. Dünya, Güneş’in zararlı ışınlarından korunmak için Ozon Tabakasına sahiptir. Ancak ne yazık ki bu tabaka insanlar tarafından delinme tehlikesi ile yüz yüze. Son yüz yıl içinde Antarktika üzerinde Ozon Tabakasında büyük bir delik oluşmuştur. Ve bu delik canlı hayat için büyük tehdit oluşturuyor.

Dünya’nın kuzeni: Kepler

Dünya’mızın henüz keşfedilmiş sayılan bir de kuzeni var. NASA tarafından 5 Aralık 2011 tarihinde “Gezegen Avcısı” adıyla bilinen teleskobu Kepler tarafından keşfedilen Güneş Sistemi dışındaki bu gezegen “Kepler Gezegenleri .” Bu gezegenin en büyük özelliği bir dev dünya olabilmesidir. Dış görünüş olarak dünyaya çok benzeyen bu gezegenin henüz Dünya kadar yaşama atmosferinin bulunmadığı da bir gerçek. Yani bu mavi gezegenin değerini bilmek için kocaman bir sebep daha.

4-Kızıl Gezegen: MARS

Latincede Mars, Arapçada Merih; Güneş Sistemi’nin Güneş’ten itibaren dördüncü gezegeni… Roma mitolojisindeki savaş tanrısı Mars’a ithafen böyle adlandırılmıştır. Yüzeyindeki yaygın demir oksitten dolayı kızılımsı bir görünüme sahip olduğu için Kızıl Gezegen olarak da bilinir. Aynı zamanda karasal gezegenlerin sonuncusu, Merkür’den sonraki en küçük gezegendir. İlk kez 4000 yıl önce kayda geçirilen bu gezegeni 17. Yüzyılda teleskopun icadından sonra çok daha yakından incelemeye başladık.

Mars, kanyonlar, volkanlar ve kraterlerle dolu. Kırmızı toz neredeyse Mars’ın tamamını kaplar. Dünya’daki gibi, bulutları ve rüzgarı var. Bazen rüzgâr, kırmızı tozu bir toz fırtınasına çevirebilir. Küçük toz fırtınaları kasırga gibi görünen büyük olay tüm gezegeni kaplayabilir!

Bu gezegenin yer çekimi Dünyanın %37 kadarıdır. Örneğin, Dünya’da bir metre zıplamak için kullandığınız enerji ile Mars’ta üç metre zıplaya bilirsiniz. Başka bir deyişle Mars’ta atılan bir kaya, Dünya’da atılan bir kayadan daha yavaş düşecektir. Ayrıca Mars’ta ki kütle çekimi de Dünya’da kinden farklı. Dünya’da 100 kilo ağırlığında olan bir kişi, daha az yerçekimi nedeniyle Mars’ta yaklaşık 37 kilo ağırlığında.

Güneş sisteminde bilinen en büyük yanardağa Mars’ta ki Olympos dağıdır. Bu dağının yüksekliği 25 kilometre, taban çapı ise 600 kilometreden fazladır. Yani Everest’in 3 katı yüksekliğinde. Ayrıca bu dağın bulunduğu Tharsis yaylası çevresindeki düzlüklerden 1000 kilometre daha yüksektedir. Buraya verilen isim (Tharsis) İncil ve Tevrat’ta geçen bir yerin adı ve bu adın Mersin’deki Tarsus’la da bir ilişkisi olduğu düşünülüyor.

Mars’ın kendi ekseni etrafında bir tam dönüşü hemen hemen dünya ile aynı zamanda olmasına rağmen güneşin etrafında dönüşü 687 dünya günüdür. Mars ’ın dönme ekseni Dünya’da olduğu gibi yatıktır. Gezegeni çevreleyen bir atmosfere de sahiptir. Fakat Mars’ın yüzeyi Dünya ’nın yüzeyinden çok daha soğuktur. (Mars’ın yüzeyi, -23 santigrat derecededir.)

Mars’ a başarıyla iniş yapıp bize sinyal gönderebilen ilk uzay aracı Viking 1 oldu. 20 Temmuz 1976’da Mars’ın “Golden Plain – Altın düzlükler” denilen bölgesine indi ve tam 6 yıldan uzun bir süre görev yaptı. Bugün, üç uzay aracı Mars’ın üzerinde geziyor ve yörüngede dönüyor. Uzay aracı Mars’taki volkanları, kanyonları, kraterleri, sıcaklığı ve mineral türlerini ölçmek için bilimsel araçlar kullanıyor. Ayrıca fotoğraf çekiyor ve su arıyorlar.

Dünya’da ki bazı benzerlikleri ile bilim adamlarını ve tabi tüm insanlığı heyecanlandıran bu gezegende yaşama dair belirtilerin arayışları ve hatta 2030 yılında Mars’ta bir insan kolonisi kurma hayalleri son sürat devam ediyor. Bunun başarılması insanlık tarihi için ciddi adım olacağı da su götürmez bir gerçektir.

Gezegenler yazımızın ikincisini okumak için tıklayınız

Yararlanılan Kaynaklar,

https://www.nasa.gov/audience/forstudents/k-4/stories/nasa-knows

http://uzaykasifi.com