En Çok Okunanlar

Hasan Sabbah , Alamut Kalesi ve Fedaileri

Tarihteki ilk terör örgütü haşhaşilerin kurucusu olan ve Dünya tarihine asasins kavramını getiren insandır Hasan Sabbah. Dünya’nın Seyduna olarak tanıdığı Hasan Sabbah, Büyük Selçuklu Devleti’nin devlet politikasına kadar her şeyi etkilemiştir. Alamut kalesine yaptığı sahte cenneti ve bu sahte cenneti ile cennete götürüp getirdiğine inandırdığı fedaileri özellikle Büyük Selçuklu Devleti’ni zorlayıcı korku verici suikastlar yapmıştır.

Hasan Sabbah kimdir?

Kimi kaynaklarda 1050 kimi kaynaklarda ise 1034 yılında İran’ın Kum kentinde Şii inancında  olan bir ailede doğan Hasan Sabbah’ın gerçek adı Hasan bin Ali, Bin Muhammed Bin Cafer Bin Sabbah el-Hamari’dir.  Babası ise Ali Bin Muhammed bin Hüseyin Bin Muhammed el Himyari’dir. 17 yaşına kadar babasının da desteğiyle  Şii inancı öğretisi almıştır. İsmaililik mezhebindendir. Ailesi ile birlikte Rey şehrine gittiğinde Şii inancı büyükleriyle yakın temas kurduğu söylenir. En yakın arkadaşı ileride anlatacağımız Alamut Cennet Bahçelerinin de kurulmasında kendisine yardım eden Hüseyin Alkeyni’dir. Bazı kaynaklarda Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ve Nizamülmülk’ün okul arkadaşı olduğu söylenmekte olsa da Nizamülmük’ün Sabbah’dan 30 yaş büyük olması sebebiyle okul arkadaşları olmadığı daha gerçekçi durmaktadır.

Alamut Kalesi ve Haşhaşilik fikri nasıl oluştu?

Haşhaşi kelimesi Arapça’da suikastçi anlamına gelen haşhaş kelimesinden türemiştir. Elbruz dağlarında bulunan Alamut Kalesi , Büyük Selçuklu Devleti’ni mağlup eden Zeydilerin elinde bulunuyordu. Hasan Sabbah’ın bu kaleyi alırken neler yaptığı konusunda birde çok rivayet bulunmaktadır. Ancak en yaygın olanı ise Hasan Sabbah’ın 1081 yılında, Alamut Kalesi reisi olan Zeydilerden Mehdiye 3bin-5bin arasında altın vererek kaleyi ele geçirdiğidir. Hasan Sabbah Alamut Kalesi içerisinden 34 yıl boyunca çıkmamıştır. Hasan Sabbah Alamut u ele geçirdiğinde aklına ilk gelen ise yürüteceği planlarla Büyük Selçuklu Devletinin yıkarak İsmaililik inanıcını yayarak Dünya’ya hakim olmaktı.

Hasan Sabbah ilk önce yine en güvendiği Dai sıfatıyla bilinen İsmaili inancında olan arkadaşlarıyla Alamut içerisine Sahte cennet kurmuştur. Kurduğu sahte cennet içerisine fedailerine, cennet hurisi olarak göstermek için kadınlar bırakmıştır. Bu kadınların ise İran’ın çevrelerinde bulunan köle pazarlarında bulduğu kadınların olduğu kaynaklarda söylenmektedir.

Alamut a yaptığı sahte cennet ile Kazvin ve çevresinde bulunan şehirlerde kendinden söz ettiren Sabbah, Kale çevresinde bulunan ailelerin kendi çocuklarının İsmaili inanışı içerisinde büyümesini istemeleri üzerine çocuklarını bu kaleye göndermişlerdir. Sabbah’da yakın arkadaşları ile kurduğu medrese tarzında eğitim yerinde bu çocukların yetişerek fedai olması amacıyla Kuran-ı Kerim ve Hadis eğitim de dahil her türlü eğitimi vererek yetiştirmiştir.

Hasan Sabbah, kale içerisinde, sonrasında suikastçı olmaları amacıyla eğitim gören fedaileri uyuşturucu (haşhaş) vererek  onları uyuttuğu ve sonrasında bu fedaileri uyuşuk halde kendi yaptığı cennet temalı bahçelerine gönderdiği, fedaileri burada uyandırdığı ve onlara öldüğünü Sabbah’ın kendilerini cennete gönderdiği söylendiği bilinmektedir. Uyuşuk halde bulunan fedailer ise gerçekten yapılan bu ritüele inanarak Hasan Sabbah’ın verdiği tüm emirleri sorgusuz sualsiz yerine getirmekteydiler.

Bazı kaynaklarda Hasan Sabbah kale içerisine ziyarete gelen misafirlerine kendisinin verdiği emirlere fedailerinin sorgusuz sualsiz uyduğunu göstermek için kale surları önüne getirdiği fedailerine surdan atlaması sonrası onu cennete götüreceğini söyleyerek fedaisinin kaleden atladığını izlettiği söylenmektedir.

Büyük Selçuklu Devleti, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah

Zamanın Büyük Selçuk Devleti Sultanı Melik Şah’a Hasan Sabbah’ın Alamut Kalesi içerisinde Suikastçı yetiştirdiği ve sahte cennet kurduğu bilgisi gelmesi üzerine, yine en yetkili olan veziri Nizamülmülk ile verdiği karar ile Alamut Kalesini alarak yıkmak istemiştir. Verilen karar üzerine Nizamülmülk 1091 yılında kaleyi kuşatmıştır. Yaklaşık 4 ay süren bu kuşatma başarısız olmuştur. Kuşatma başarısızlığı sebebiyle saraya Melikşah’ın yanına dönen Nizam, Melik Şah’ın gözünden düşmüştür.

Hasan Sabbah Alamut kalesini yıkmak isteyerek kuşatmaya gelen Nizamülmülke düşmanlık beslemeye başlamıştır. Hasan Sabbah yapılan kuşatma sonrasında 1092 yılında Nizamülmülk ü fedailerinden birisinin eline zehirli hançer vererek öldürtmüştür. Bu suikast ilk terör suikasti olarak tarihe geçmiştir. Yine Vladimir Bartol’un yazdığı Alamut Kalesi isimli kitapta bu suikastçinin İbn Tahir ismindeki fedai olduğu yazmaktadır. Bazı kaynaklarda Hasan Sabbah’ın 20 Kasım 1092 yılında Selçuklu Sultanı Melik Şah’ı da zehirleyerek öldürttüğü de söylenmektedir.  Büyük Selçuklu Devleti, Hasan Sabbah ve Alamut’u yok etmek için Sabbah’ın karşısına yine gözü kara olan Cavlakiler isimli teşkilatı çıkarsa da başarılı olamamıştır.

Hasan Sabbah’ın Ölümü ve Kalenin Yıkılması

Hasan Sabbah 1124 te hastalanarak Alamut Kalesinde ölmüştür. Hasan Sabbah’ın yerine ise Sabbah’ın emri ve vaadi ile Lemeser Kalesi komutanı olan Buzrug Ummid geçmiştir. Alamut Kalesi 1256 yılında Moğol Hakanı olan Hülagü Han tarafından tamamen yıkılmıştır. Alamut’un yıkılışı ile İslam Dünyası büyük bir beladan kurtulmuş oldu.

Haşhaşiler ve Alamut Kalesi günümüzde halen adından sıkça söz ettirmektedir. Hasan Sabbah hakkında Amin Maalouf ‘un yazdığı Semerkand romanı ile yukarıda da bahsi geçen Vladimir Bartol’un yazdığı Alamut Kalesi isimli romanlar Dünya’da çok satanlar arasına girmiştir. Yine oyun severlerin bileceği üzere Assassin’s Creed isimli oyun ise Hasan Sabbah ve fedailerin etkisi altındadır.

Yararlanılan Kaynaklar:

https://www.biyografi.info/kisi/hasan-sabbah

https://listelist.com/hashasiler-hasan-sabbah/

http://www.tarihtennotlar.com/