En Çok Okunanlar

Kız Kulesi

İstanbul denilince akla ilk gelen yapıdır Kız Kulesi.  Efsanelere konu olmuş, kimimizin yüreğinde aşk ve sevda ile harmanlanmış, kimimizinse yalnızlığına ortak olmuştur. Kimimizse özgürlüğümüze katık etmişizdir Kız Kulesi’ ni. Tarih boyunca, Galata Kulesi’ne naz yapan bir gelin adayı olmuştur.

Bu yazımızda adeta yalnız başına dimdik durarak tarihte adından hep söz ettiren Kız Kulesi’ni ve tarihini ele alacağız.

Kız Kulesi’nin Tarihi

Araştırmacı Evripidis, Kız Kulesi’nin üstünde bulunduğu kara parçasının Asya Kıtası’ndan kopma bir kara parçası olduğunu ve zaman içerisinde Üsküdar Sahili’ne yakın bir noktada adacık şeklini aldığını belirtmiştir. Kız Kulesi bu bakımdan İstanbul’da Romalılar’dan kalma tek eserdir.

Kız Kulesi ilk olarak M.Ö 500’lü yıllarda Yunanlılar tarafından İstanbul Boğazı üzerinde Üsküdar sahili yakınında bir nokta da kurulmak istenir ancak imkansızlıklar sebebiyle tam olarak kurulamamıştır. Kız Kulesi’nin ilk adı küçük kale anlamına gelen Arcla’dır.

M.Ö 400 lü yıllara gelindiğinde ise ilk olarak Romalı Komutan Alkibiades, deniz ticaretinin kolaylığı ve boğaza girip çıkan gemileri denetlemek amacıyla ilk kule şeklinde ki yapıyı yaptırmıştır. Kız Kulesi bu bakımdan İstanbul’da Romalılar’dan kalma tek eserdir.

M.Ö 341 yılında Chares isimli komutan Alkibiades’in yaptırdığı kuleyi yıktırarak kulenin bulunduğu adacığa, mermer sütunlar üzerine  eşi için anıt şeklinde mezar yaptırmıştır ve uzun zaman anıt mezar şeklini korumuştur.

Kız Kulesi’nin üzerinde bulunduğu adacığa 1143-1180 yılları arasında yaşamış  Roma Hanedanlığında komutan olan 1. Manuil (Manuel Komnenos), yine İstanbul Boğazı’nı denetim altında tutmak için gözetleme kulesi şeklinde bir yapı yaptırır. Manuel Komnenos Kız Kulesinin bulunduğu adacık da yaptırdığı kule haricinde ikinci gözleme kulesini ise Topkapı Sarayına yakın olan sahile yaptırmıştır.

Osmanlı Dönemi’nde Kız Kulesi

İstanbul’un fethi sırasında Bizans Komutanı Konstantinos ’a yardım için gelen Venedik komutanı Treviziano, Kız Kulesi’nin bulunduğu adacığı üst olarak kullanmıştır. Kız Kulesi ilk defa burada aktif bir savaş sırasında savunma amaçlı kullanılmıştır.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fetettiğinde, gözetleme kalesi şeklinde yapılan yıktırmıştır. Bu yıkım sonrasında geneli taştan olan küçük bir kalecik yaptırır. Yaptırdığı kalecik içerisine ise gösteri için toplar yerleştirtmiştir. Kız Kulesi’nin bugünkü yapısının temelleri, Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı kalenin temelleridir. Osmanlı Dönemi içerisinde Kız Kulesi sürekli onarımı ve tamiratı yapılarak yapısı korunmuştur.

1510 yılına kadar Kız Kulesi’nde büyük bir hasar oluşmamıştır. 1510 yılında İstanbul’da yaşanmış deprem sonrasında çoğu yapı gibi Kız Kulesi’nde de büyük bir hasar oluşmuştur. Dönemin padişahı Yavuz Sultan Selim, kulenin onarımını yaptırmıştır.

17.yüzyılın başlarında kuleye fener bırakılarak kule bu tarihlerde Osmanlı Donanması tarafından deniz feneri olarak kullanılmıştır. Şehzade Selim’den sonra ise Kız Kulesi içerisinde ki fenerler alınarak kule içerisine tekrar toplar konulmuş ve bu toplar padişah selamlaması için top atışı yapılması amacıyla kullanılmıştır.

Kız Kulesinin içi 1719 yılında çıkan yangın sebebiyle tamamen yanmıştır. Kule bu yangından sonra 6 yıl yanık vaziyete kullanılamaz halde kalmıştır.1725 yılın da dönemin Başmimarı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, padişahı emri ile kule içerisinde kapsamlı bir onarım yapmıştır. Başmimar Damat İbrahim Paşa kuleyi kurşun kubbeli yapmıştır.

Kız Kulesi 1830 yılı başında, ülke içerisinde yayılan kolera salgınından ötürü ilk defa karantina hastanesine dönüştürülmüştür. Kule bir dönem de veba salgınının başlaması üzerine hastaların tecridi amacıyla kullanılmıştır.

Osmanlı Dönemi içerisinde Kız Kulesi üzerinde en büyük yapı onarımı II. Mahmud döneminde yapılmış Kız Kulesi’nin bugünkü şekli verilmiştir.

Cumhuriyet Dönemi Kız Kulesi

Osmanlı Devleti yıkılması sonrası başlayan Cumhuriyet Dönemi içerisinde Kız kulesi, Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan kısa bir süre öncesinde tekrar deniz feneri olarak kullanılmıştır. 1943 yılında İkinci Dünya Savaşı devam ettiği sırada, kule içerisinde kapsamlı bir onarım çalışması başlatılmıştır. Kule içerisinde ki ahşap yapılar yıkılmış ve betonarme bir yapıya dönüştürülmüştür. Yine 1943 yılında kulenin çevresine büyükçe kayalar yerleştirilmiş ve kulenin denize kayması önlenilmeye çalışılmıştır.

Kız Kulesi 1959 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na devredilmiştir. Kule 1983 yılına kadar Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nca boğazın deniz ve hava trafiği denetlenmesi için radar istasyonu olarak kullanılmıştır. Kız Kulesi, 1983 yılından sonra Denizcilik İşletmelerine bırakılmıştır. 2000 yılında Kız Kulesi,  geleneksel mimari yapısına dönüştürülerek günümüzdeki kafe ve restoran işletmesine devredilmiştir.