En Çok Okunanlar

Mimar Sinan Kimdir?

Tarihte mimari denildiğinde akla ilk gelen isimdir Mimar Sinan. Dünya’ya Osmanlı Mimarisinin mükemmelliğini duyurandır Koca Sinan.

Mimar Sinan’ın Doğumu ve Askerlik Yaptığı Dönemi

Mimar Sinan 29 Mayıs 1489 yılında Kayseri’nin Ağırnas Kazası (Ağırnas Köyü)’n da doğdu. İsmi Sinaneddin Yusuf’tur. Mimar Sinan Kayseri’de yaşayan Hristiyan bir ailenin çocuğudur. Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selimken , Mimar Sinan 22 yaşında Kayseri’den İstanbul’a devşirme olarak gelmiştir. İstanbul’a gelir gelmez Acemi Oğlanlar Ocağı’nda askerliğini yapmaya başladı.

1514 yılında Safevi Devleti ile yapılan Çaldıran Savaşı Sinan’ın katıldığı ilk savaştır. Daha sonra 1516-1520 yılları arasında gerçekleşen  Mercidabık ve Ridaniye Savaşlarına katıldı. Bu savaşlarda da kendisini kanıtlayan Mimar Sinan Yeniçeri Ocağına alındı. Mimar Sinan’ın Yeniçeri olarak katıldığı ilk savaş ise, Kanuni Sultan Süleyman Döneminde 1521 yılında Macaristan Krallığı’na karşı yapılan Belgrad Savaşı’dır. Bu savaşı Osmanlı Devleti’nin kazanması  sonrasında Kanuni Sultan Süleyman’ın fermanı ile subaylık rütbesine terfisi yapıldı. Mimar Sinan’ın askerlikten mimarlığa geçmesindeki kırılma noktası, 1534 yılında Lütfü Paşa’nın emrinde girdiği  Irakeyn Seferi’dir. Neden diye soracak olursak, Mimar Sinan bu savaşta Lütfü Paşa’nın emri ile savaş gemisi (kadırga) yapmıştır. Bu sefer sonunda ise Mimar Sinan’ın mimarlık hayatı başlamaktadır.

Mimar Sinan’ın Mimarlık Yaptığı Dönemi

Mimar Sinan 1534 yılında katıldığı Irakeyn Seferinde yaptığı savaş gemisinden ötürü sefer sonrasında “ Haseki” ünvanını almıştır. Haseki ünvanını alması akabinde Hürrem Sultan için İstanbul’da Haseki Külliyesini yaptı. Mimar Sinan, 1538 yılında  haseki olarak katıldığı Moldova Seferinde, Prut Köprüsünü yaparak ordunun hareket ve savaş gücünü artırması sonrası tüm dikkatleri üzerine çekmiştir.  Bu sefer bitiminde  Osmanlı Devleti Başmimarı olan Acem Ali’nin ölmesi ile yine Padişah Kanuninin fermanı ile Saray Başmimarlığı’na getirildi. Mimar Sinan III. Murat Dönemine kadar sarayın baş mimarı olmuştur.

Mimar Sinan’ın Eserleri
( Şehzade Mehmed Camii )

Mimar Sinan’ın ilk yapıtı ise 1536 yılında Halep’ de yaptığı Hüsreviye Camii’dir. Sinan’ın “Çıraklık Eseri’’ olarak belirttiği eser, İstanbul’daki Şehzade Mehmet Camisi’dir.  Kalfalık Eseri ise 1557 yılında tamamladığı İstanbul’da ki Süleymaniye Cami’sidir. Mimar Sinan, Süleymaniye Camisi için “başyapıtım” demiştir. Süleymaniye Cami’si bitiminde ise Mimar Sinan’a “Koca” ünvanı verilmiştir ve 1557 yılından ölümüne kadar artık Koca Sinan olarak tanınacaktır. Koca Sinan’ın Ustalık Eseri’ de 1568 yılında Edirne’de yapımına başladığı ve 1578 yılında tamamladığı Edirne Selimiye Camii’dir.

“ Yaptığı eserlerin birçoğu İstanbul’da olan Mimar Sinan,84 cami, 52 mescit, 22 türbe,57 medrese, 7 okul ve darülkurra,17 imaret ve 3 darüşşifa,7 suyolu kemeri, 8 köprü,20 kervansaray, 35 köşk ve saray,6 ambar ve mahzen,48 hamam ve kaydı olmayanlarla beraber, üç yüz elliyi aşkın yapının baş mimarlığını üstlenmiştir.”

(Kaynak :  https://www.dersimiz.com/bilgibankasi/mimar-sinanin-hayati-ve-eserleri-hakkinda-bilgi-228)

Mimar  Sinan’ın Ölümü ve Mezarının Açılması

mimar sinan

Koca Sinan, 17 Temmuz 1588 yılında 99 yaşında İstanbul’da vefat etmiştir. Vefat etmeden birkaç  yıl önce Süleymaniye Külliyesi’nin içerisinde bulunan Haliç Duvarı’nın üzerine kendi türbesini yapmıştır. Türbesinin üzerine ise ‘Biz hizmetimizi Allah rızası için yaptık, mükafatını da ahirette Allah’tan bekleriz’ sözünü yazmıştır.  Mimar Sinan hayatı boyunca ve yaptığı müthiş eserlerden sonra bile mütevazi davranışı bırakmamıştır. Bunu Mimar Sinan’ın mühründe yazılı olan ‘’ El-Fakir Sinan Sermi’maran-ı Hassa’’ sözünde anlamaktayız. Mimar Sinan’ın hayatı boyunca kendisine Fakir Sinan olarak hitap ettiğini de kaynaklarda da yazılı bilgilerde görmekteyiz.

Mimar Sinan’ın kimliğinin ve Türk olup olmadığının tartışmaları ise  1940 lı yıllara kadar devam etmiştir. 1 Ağustos 1935 yılında Mimar Sinan’ın İstanbul’da ki kabri açılarak kafatası çıkarılmıştır. O dönemin tarihçilerinin Mimar Sinan’ın kafatası üzerinde yaptıkları incelemeler sonrasında Mimar Sinan’ın Ermeni olmadığı ve Türk olduğunun tespiti yapılarak tartışmalara son nokta konulmuştur. Bu incelemenin acı tarafı ise Koca Sinan’ın kabrinden çıkarılan kafatasının ise inceleme sonrasında kaybolması ve bir daha bulunamamasıdır.