En Çok Okunanlar

Mitolojik Yaratıklar

Kimi zaman bir masalda bir dev, kimi zamansa bir film de elf olarak duymuşuzdur mitolojik yaratıklar ı. Bazen çok korktuğumuz bazende çok sevdiğimiz ve her seferinde acaba gerçekte varlar mı diye sorguladığımız mitolojik yaratıkları sizler için yazdık. Keyifli okumalar…

Sentorlar (Centaurlar)

Yarı insan yarı at bedenli at adamlar olarak bilinen sentorlardan, Homeros’un İlyada Destanın da doğa azmanı vahşi canavarlar olarak yer verilmektedir. Sentorlara ön kısımdan baktığımızda baş, göğüs ve kolları insana benzeyen, karınlarının alt bölgeleri atlara benzeyen , yele ve kuyrukları olan 4 ayaklı yaratıklardır.

Mitolojik destanların çoğunda sentorların yaşam alanları ormanlar ve dağlar olduğu belirtilmektedir. Sentorların varoluşlarını anlatan rivayet ise şu şekildedir;

İksion, Eionesus’un kızı Dia ‘ya sevdalanarak bir an önce onunla evlenmek istemiş, Dia’nın babasının yanına giderek kızı Dia’ya aşık olduğunu , onunla evlenmek istediğini ve izin vermesi durumnda ise ona değerli hediyeler vereceğini söylemiştir.

Eionesus bu evliliğe izin verir kısa bir zaman sonrasında İksion ile Dia evlenir. İksion evliliği sonrasında , Eionesus’a içi kor halde yanan kömürlerle doldurduğu bir kuyu hazırlar ve bu kuyunun üstünü de kuru otlarla kapatır. Eionesus’da bu kuru otların üstüne basarak kuyu içine düşer ve yanarak ölür.

İksion’un bu tuzağı hazırlaması tanrıları kızdırır ve İksion’a lanetleme cezası verilir. Zeus, İksion’a bir şans daha vererek onun lanetini kaldırır ve ona tanrıların sofrasında yer verir.

İksion, katıldığı bu yemekte de Zeus’un eşi Hera’ya aşık olur. Hera’yı baştan çıkarmaya çalışmıştır. Zeus, bu durumu anlayarak İksion’a karşı öfkelenmeye başlar. Zeus, İksion’a tuzak kurar. Önce onu yemekte sarhoş eder. Zeus, İksion’un sarhoşluğu sonrasında eşi Hera’ya benzeyen bir bulut yaparak ilişkiye girmesi amacıyla bu bulutu İksion’un yatağına gönderir. İksion, bu bulutu Hera sanarak bu bulutla ilişkiye girer. Bu ilişki sonrasında ise ilk sentor olan Nephele doğmuştur. Daha sonraki zamanlarda ise Nephele ile Magnesia ilişkisinden diğer sentorlar doğmuştur.

Satirler

Satirler, ilk olarak Yunan mitolojisinde yer almıştır.Roma mitolojisinde satirlere ‘’ faun’’ ismi verilmiştir.  Yarı insan yarı keçi vücutludur. Genel olarak flüt çalarak tasvir edilmişlerdir. Mitolojiler de Dişi satirlere satires ismini verilmiştir. Yaşlanan satirlere ise silenos ismi verilmiştir. Şarap tanrısı olan Dionysos ile birlikte sık sık şarap içtikleri ve sürekli olarak kırlarda kendi çıkardıkları ezgilerle dans ettikleri destanlarda belirtilir. Eğlenmek ve sarhoş olmaktan başka herhangi bir işleri yoktur. Haklarında çok fazla ve net bilgiler yoktur.

Elfler

Elfler, ilk olarak Germenlerin mitolojisinde yer almıştır. Varoluşları, göklerin efendisi olan Varda’nın Orta Dünya üzerinde ki yıldızlara yeniden ışık ve parlaklık verirken, “Uyanış Suyu” ismi verilen şelalenin yanında olmuştur.

Babaları olan Eru’yu andırmaları içinde isimlerine elf denilmiştir. Efsane ve ya destanlarda elfler, ilk yaratıldıklarında çiçeklerin içerisinde yaşayan, uçabilen sevimli yaratıklarmış. Zaman içerisinde evrim geçirerek insan boyunda, zarif yapılı, kadınları çok güzel, erkekleri ise çok yakışıklı olan, ok ustası ve benzerlik bakımında melekleri andırır güçleri olan yaratıklara dönüştükleri söylenmektedir.

Hepimizin bileceği ‘Yüzüklerin Efendisi’ üçlemesini yazan J.R.R Tolkien’de elfleri, evrim geçirmiş halde yazmıştır. Melodik ses tonları olan elflerin ömürleri ise 1200 yılı geçmektedir. Hayatın lanetli olduğuna inanan elfler, hayatlarının da uzunluğundan sıkılarak toplu olarak ölümü tercih etmişlerdir ve elf türü yok olmuştur.

Devler

Devlere birçok ulus ve kültürün mitolojisi ve efsanelerinde rastlamaktayız. Masallar da sık sık devlerin yaşam alanı mağaralar olarak geçmektedir. Her efsane türüne göre farklı özellik ve şekilleri vardır.

Hint ve Avrupalı toplumların mitolojilerinde devler, genellikle lanetli bir ırk olarak tasvir edilmiş olup Yunan mitolojilerinde tam tersi durumda dağlarda yaşayan barışçıl yaratıklar olarak geçmiştir. Devler genellikle demircilikle uğraşmışlardır. Devler hakkında, akılsız ve aptal yaratıklar oldukları da mitolojilerde yazılmıştır ve bu aptallıkları sebebiyle diğer mitolojik canlılar devleri yok etmiştir.

Goblinler

Goblin karakterini ilk olarak 14. Yy’da yazılan masallar ve destanlarda kulllanıldığını görmekteyiz. Yunan mitolojilerinde goblin yerine kobalos ismi, Germen mitolojilerinde ise kobold ismi kullanılmıştır.

Goblinler,  kötü huylu , zararlı, çirkin vücutlu  ve cinni bir mitolojik yaratıktır. Goblin karakterine günümüzde J.R.R. Tolkien’in yazdığı Orta Dünya’da yaşanmış ‘Yüzüklerin Efendisi’ üçlemesinde görmekteyiz. Tolkien, bu üçlemede goblinlere ‘’ ork ‘’ ismini vermiştir.

Mitolojilerde goblinlerin, para ve değerli madenlere aşırı ilgi duydukları yazılmıştır. J.K. Rowling’de mitolojilere ithafen, yazdığı Harry Potter serisinde Gringotts Büyücülük Bankasının işletmesini goblinlere vermiştir. Goblinlerin bir diğer özellikleri ise asa ve ya herhangi bir araç gereç kullanmadan büyü yapmat yeteneklerinin olmasıdır.

Grifon (Griffin)

Grifonlar, ismini Antik Yunanca’da kıvrık anlamında olan ‘’gryps” kelimesinden  almıştır. Mitolojilerde genellikle aslan vücutlu, kartal kanatlı ve kartla başlı olarak geçmektedir. İnsan, at ve fil taşıyabilecek güçleri vardır.

Mitoloji de ilk grifonun büyük bir kartal ile dişi bir atın çiftleşmesi sonucu ortaya çıktığını ve bu yaratığını adına ise “hipogrif” adı verildi bahsi geçmektedir.

Türk mitolojisinde grifon gücü ve bilgeliği simgeler. Çin mitolojisinde grifonlar, geyik boynuzlu, kartal pençeli ve kanatlı ejderha şeklinde tasvir edilmiştir.

Kerberos

Kerberos, üç başlı, yılan kuyruklu, aslan pençeli olan bir mitolojik yaratıktır. İnanışa göre Kerberos’un üç başı, geçmişi, şimdiki anı ve geleceği simgelemektedir.

Yunan mitolojisinde yen altı tanrısı olan Hades’in üç başlı köpeğine Kerberos ismi verilmiştir. Kerberos’un görevi, insanların ve yaratıkların, Hades’in şehri olan Ölüler Diyarı’ndan çıkmaması ve Ölüler Diyarı’na zarar vermek isteyenlerin ülkeye girişine engel olmaktır.

Kerberos’un varoluşu ise, yarı yılan yarı kadın canavar olan Ehidna ile ateş püsküren yarı yılan ve dev olan Typhon’un ilişkisinden olmuştur. Hayatının çoğu vaktini Hades ile geçirmiştir. Efsaneye göre Herkül (Heracles)’e verilen son görev, bu köpeği yakalayıp Hades’in şehrinden çıkararak Atina’ya getirmektir. .Bu görevi üstlenerek Herkül, Ölüler Diyarı’na giderek Hades’in yanında Kerberos ile güreşerek onu yenmiş ve Kerberos’u Atina şehrine götürmüştür.  

Pegasus (Tulpar)

Pegasus’un varoluşu, mitoloji de şu şekilde anlatılırı;

Yunan mitolojisi kahramanlarından Perseus, hem annesini kurtarmak, hem de Kral Polydektes’e hediye götürmek üzere Medusa’nın başını kesmek için yola koyulmuştur. Athena’nın yardım etmesi ile Medusa’yı bulmuştur ve kılıcı ile Medusa’yı öldürerek, Medusa’nın başını vücudundan ayırmıştır. Medusa’nın etrafa sıçrayan kanlarını yere temas etmesi ile birlikte kanatlı at olan Pegasus ile altın kılıç anlamına gelen lanetli Hrisaor doğmuştur.

Pegasus, doğmasının hemen sonrasında yeryüzünden ayrılmış ve tanrılar ülkesi olan Olympos’a uçmuştur. Burada Zeus’un yıldırımlarını getirme görevini üstlenmiştir.

Bir mitoloji de ise Helicon Dağında bulunan ve müzlere ilham verdiğine inanılan Hippocrene Pınarı’nın Pegasus’un ayağını yer vurması sonucu ortaya çıktığı anlatılır.

Pegasus’un birçok mitoloji de insanlara şiirsel ilham verdiği yazılmıştır.

 Türk mitolojisinde ise Pegasus’un eş değeri Tulpar’dır. Kırgızların Manas Destanı’n da Tulpar, uçan kanatlı at olarak geçmektedir. Kazakistan’da yapılan arkeolojik kazılarda Esik Kurganı’n da bulunan Altın Elbiseli Adam ismi verilen kıyafetin başlığında bir çift Tulpar figürü bulunmaktadır.

Unicorn (Tek Boynuzlu At)

Unicorn ismi, Latince’de bir tek anlamında olan ‘uni’ ile boynuz anlamında olan ‘cornus’ kelimelerinin birleşmesinden tek boynuz anlamında türemiştir. Filozof Ctesias ilk unicornu,  M.Ö. 5.YY’da Hindistan’da bulduğunu yazmıştır.

Mitolojiler de unicorn hakkında beyaz renkli, lekesiz, başının önünde uzun bir boynuz olan, kanını içenin hastalığı uğramadığı ve ölümsüzleştiği, güç ve adalet sembolü olan yaratıklar olarak tasvir edilmiştir. Bu sebeplerden ötürü bir unicornu öldürmenin lanet getireceğine inanılmaktadır.

Yakın zamanda J.K. Rowling, Harry Potter serisinin Felsefe Taşı bölümünde unicornlardan sıkça bahsetmiştir. Türk mitolojisinde tek boynuzlunun adı kilin olarak geçer. Kilin’in başından ki tek boynuz, gücü simgelemektedir.   

 

 

Yararlanılan Kaynaklar:

http://apelasyon.com/Yazi/290-mitolojik-yaratiklar