En Çok Okunanlar

Suikasta Uğramış Devlet Başkanları

Devlet yönetmek elbette kolay değildir. Genellikle her devlette iki ya da üç kutup veya daha fazla ideolojik düşünce de parti mevcuttur. Her kutup kendi içerisinden seçtiği liderin önderliğinde devleti yönetmek ve devlet içerisinde istediği kanunları getirerek kendi düşüncesini halkına empoze etmek ister. Parti yöneticileri ya da devlet başkanları, kendi kutbundaki insanlar ve kendi düşüncesindeki halk tarafından çok sevildiği gibi, kendi düşüncesinden ve ya ideolojisinde olmayan insanlar tarafından da her zaman bir eleştiri yağmuruna tutulmuşlardır. Bu eleştiriler devlet yöneticilerinin tutumuna göre yumuşak ya da daha ileri derecede olabilmektedir. Kimi zamansa bu eleştiriyi geçerek suikasta kadar gidebilmektedir. Bu yazımızda yaptıklarından sorumlu tutularak suikasta uğramış devlet başkanlarını konu edineceğiz.

1-John F. Kennedy

Kennedy suikastı yakın zamanda belki de Dünya içerisinde en çok sese getiren suikast olabilir. 29 Mayıs 1917 Katolik bir ailede doğan John F. Kennedy 8 Kasım 1960 ‘da Amerika’nın 35 . Devlet Başkanı olmuştur. Aynı zamanda Amerika’nın ilk Katolik başkanıdır. Devlet Başkanı olduğu dönemde Amerika ve İsrail arasındaki tüm dostluk bağları ve aralarındaki anlaşmalar bitme noktasına gelmiştir. O dönem İsrail içerisinde ki birkaç üst düzey mason örgütünden suikast tehditleri geldiği bilinmektedir. Yine İsrailli birkaç bakan düzeyindeki yönetici Kennedy e karşı medya önünde de net bir şekilde tehdit mesajları vermişlerdir. 22 Kasım 1963 yılında Dallas’ta bir kutlamada silahlı olarak suikast yapılmıştır. Bu suikast sonucu Kennedy hayatını kaybetmiştir. Suikastın üzerinden 56 yıl geçmesine rağmen suikastın arkasındaki derin güçler gizliliğini korumaktadır.

2-Mahatma Gandi

Hindistan denildiğinde şüphesiz herkesin aklına Buda ya da Mahatma Gandi gelmektedir. Hindistan’ın bağımsızlık mücadelesinde Gandi’nin yeri çok büyüktür. 2 Ekim 1869’da doğan Gandi ‘ye Mahatma unvanını Tagore vermiştir. Mahatma Gandi 30 Ocak 1948 ‘de Yeni Delhi’de bulunan Birla evinin bahçesinde gece vakti yürüyüş yaparken Nathuram Godse tarafından silahlı saldırıda bulunulmuş ve bu suikast sonrası Gandi’de hayatını kaybetmiştir. Suikastçısı olan Godse ise 1949 yılın da yargılandığı mahkemece idam cezası verilerek idam edilmiştir. Kendi ülkesi için bağımsızlık mücadelesi vermiş birisinin bile kendi vatandaşı tarafından suikasta uğraması da gerçekten ilginç bir olay.

 

3- Ahmet Kadirov

1951 yılında Kazakistan ‘da Çeçen bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Çeçenistan’da baş müftü olarak görev yapmıştır. 2000 senesinde Rusya’ya bağlı olarak kurulan Çeçenistan Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olmuştur. 1999 yılında Rusya ile Çeçenistan arasındaki silahlı mücadele döneminde Şamil Basayev’i, Dağıstan bölgesinde silahlı örgüt kurmakla suçlayarak yakalanması için emir vermiştir. Yine Çeçen devleti kurulmadan önce Ruslara karşı direniş yapılmaması konusundaki çağrısı Çeçenistan’da büyük tepkiye yol açmıştır. 09.05.2004 yılında Girozni’de ki zafer kutlamaları sırasında Şamil Basayev’in üstlendiği bombalı saldırı da hayatını kaybetti.

 

 

4- Abraham Lincoln

10 Şubat 1809 yılında Kentucky’de çiftçilik ile uğraşan bir ailede doğdu. İçerisinde bulunduğu imkânsızlıklardan eğitimine uzun bir süre sonra başlamak zorunda kalmıştır. Eğitimi sonrasında ise avukat olmuştur. Avukatlık yaptığı dönemde kendisine en büyük misyon olarak, ABD içerisindeki köleliği bitirmeyi belirledi. İlk defa cumhuriyetçi bir partinin adayı olarak 1861 yılında ABD başkanı olmuştur. 1864 yılında ise misyonuna ulaşarak ABD’nin her yerinde köleliği yasaklamıştır. ABD içerisindeki köleliğin devam etmesini isteyen muhalefet partilerince birkaç kez suikasta uğratılmış olsa da hayatta kalmayı başarmıştır. 14 Nisan 1865 yılında Washington’da gittiği Amerikalı Yeğenimiz isimli tiyatro oyununu izlerken John Wilkos Booth tarafından başının arkasından silahla vurularak öldürüldü.

 

5- Benazir Butto

21 Haziran 1953 yılında Pakistan’ın Karaçi şehrinde doğan Benazir Butto, babasının maddi imkânlarının yeterli olması sebebiyle Oxford Üniversitesi Hukuk Fakültesinden derece ile mezun olmuştur. Kendisi gibi siyasetçi ve Pakistan Cumhurbaşkanı olan babası Zülfikar Ali Butto ‘nun 1985 yılında tutuklanarak idam edilmesi sonrasında siyasete atılmıştır. Babasının kurduğu Pakistan Halk Partisinin başına geçmiştir. 1988 yılında katıldığı serbest seçimleri kazanarak Pakistan’ın ilk kadın başbakanı olmuştur. Kendi partisine muhalefet olan parti tarafından sürekli olarak yolsuzluk yaptığı iddiaları ile suçlanmıştır. Başbakan seçildikten 3 yıl sonra askeri darbe ile hükümeti devrilmiştir.  1993 yılında Butto yeniden başbakan seçildiyse de yine Devlet Başkanı olan Faruk Leghari tarafından yolsuzlukla suçlanarak hükümetten el çektirildi. Butto, bu olaydan 2007 yılına kadar Pakistan’dan ayrılarak Dubai şehrinde yaşamıştır. 2007 senesinde ise tekrar Pakistan’a dönmüştür. 27 Aralık 2007 ‘de Ravalpin şehrinde gerçekleştirilen bombalı saldırıda öldürüldü. Saldırıyı El Kaide isimli örgüt üstlenmiştir.

 

6- Liyakat Ali Han

1 Ekim 1895 yılında Karnal şehrinde soylu bir ailede doğmuştur. Benazir Butto gibi Oxford Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. 1922 yılında avukatlığa başladı. Bağımsız Pakistan Devleti’nin kurulmasındaki mücadelesi sebebiyle Pakistan içerisindeki özellikle Müslüman halk tarafından çok sevildi. Pakistan’ın ilk genel valisi olan Muhammed Ali Cinnah’ın da en yakın arkadaşlarındandır. Pakistan bağımsızlığı sonrası ilk genel vali olan Muhammed Ali Cinnah tarafından başbakan ilan edildi. 16 Ekim 1951 de yine Ravalpin şehrinde Afganlı bir genç tarafından yapılan silahlı saldırıda öldürüldü. Otoriteler tarafından yaşayış benzerliği göz önünde tutularak adeta Benazir Butto’nun aynası kabul edilmektedir.

 

7- Turgut ÖZAL

13 Ekim 1927 Malatya’da doğmuştur. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. 1967 yılında Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına getirildi. 12 Eylül 1980  darbesi sonrası, adeta eski Cumhurbaşkanımız Turgut ÖZAL’ın yolu açıldı. Yaşanan darbeden 8 gün sonrasında kurulan Bülent ULUSU hükümetinde Devlet Bakanlığı yaptı. 1983 yılında ise siyaset meydanında şahlanışa geçen Turgut ÖZAL, bu yılda Anavatan Partisi isminde kendi kurduğu partisi ile girdiği seçimleri kazanarak Türkiye’nin 19. Başbakanı oldu. 9 Kasım 1989 yılında ise Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı olmuştur. 17 Nisan 1993 yılında ise Ankara’da vefat etmiştir. Turgut ÖZAL’ ın ailesi bu ölümün normal ölüm olmadığını ve Turgut ÖZAL’ın zehirlenerek öldürüldüğünü iddia etmiştir. Turgut ÖZAL, 1988 yılında partisinin kongresinde Kartal Demirağ tarafından silahlı olarak başarısız sonuçlanan suikasta uğramıştır. Suikasttan 2 sene sonra Turgut ÖZAL suikastçısı Kartal DEMİRAĞ’ ı affettiğini açıklamıştır.

Yorum Yap

Your email address will not be published.*