En Çok Okunanlar

Zümrüdü Anka Kuşu-Simurg Efsanesi

Filmlerin, masalların, şiirlerin, destanların başkahramanıdır Zümrüdü Anka Kuşu. Hakkında pek çok rivayet ve efsane yazılmış anlatılmıştır. Geçmişten günümüze kadar herkesin merak ettiği, görmeyi çok istediği ancak kimsenin göremediği bilgeliğin simgesidir Zümrüdü Anka Kuşu. Bu yazımızda Zümrüdü Anka kuşu hakkında araştırıp derlediğimiz bilgileri sizlere aktaracağız.

Zümrüdü Anka Kuşunun Mitolojiler de ki Yeri

Zümrüdü Anka Kuşu, Araplar’ ın Anka , İranlılar ’ın Simurg ve Türklerin ise Tuğrul Kuşu olarak bildiği kuştur. Farsça ’da ise Zümrüdü Anka kuşu için, İranlılar da ki gibi ‘’ otuz kuş’’ anlamında olan ‘’ Simurg’’ ismi konulmuştur. Türk mitolojisinde ise kimi zaman Devlet Kuşu kimi zaman da Hüma Kuşu olarak tasvir edilerek türkülerimiz de masallarımız da yer almıştır. Mısır mitolojisinde ise Ateş Kuşu olarak bilinmektedir.

Yunan mitolojisinde tüyleri kalın, kartala çok benzeyen ancak kartalın ebatından küçük olarak tanımlanmıştır. Simurg’un farklı kavimlerde ki diğer isimleri ise Syenah, Phoenix, Kerkes, Dumrul, Hoama, Rukh ve Sirenk’dir.

Zümrüdü Anka kuşuna tarihte ilk olarak İran edebiyatında rastlanılmaktadır. İran edebi kaynaklarında Anka kuşunun yeşil renkli olduğu ve cennet kuşuna benzediği için Simurg-i Anka olarak geçmektedir. Kuşların lideri konumundadır. Yine İran’ın bazı bölgelerinde insanlar, Zümrüdü Anka kuşunu, yeniden dirilişin ve varoluşun simgesi olarak kabul etmişlerdir.

Zümrüdü Anka Kuşunun Yaşayışı, Ölümü ve Dirilişi

Zümrüdü Anka kuşunun ömrünün çok uzun olduğuna rivayet edilir ve hatta bir rivayette Zümrüdü Anka kuşunun Dünya’nın yıkılışına 3 kez tanık olduğu belirtilmiştir.

Zümrüdü Anka Kuşu, Kaf dağının tepesinde olan Bilgi Ağacı dalında yaşarmış. Hayatının sonuna geldiğini hissederek öleceğini anlarmış. Daha sonra kendisi için Bilgi Ağacı’nın kuru yapraklarından yuvasını hazırlamaya başlarmış. Kuru yapraklardan yuvasını yaptıktan sonra kendine özel yarı akışkan bir sıvıyı yapraklara sıvarmış ve akabinde yuvanın içine girermiş. Yuvanın içerisinde güneş ışınlarının yuvayı tutuşturana kadar beklermiş. Güneş ışınları yuvayı yakmaya başladığında yuva içerisinde bekleyen Anka kuşu da tüylerinden başlayarak yanarmış. Yuva ve Anka Kuş’u yandıktan sonra geriye kalan küller içerisinde bir yumurta oluşurmuş. Anka,  bu yumurta içerisinden küçük yavru bir Anka olarak yeniden hayata başlarmış. Yeniden varoluşundan kendisini ve yuvasını tekrar yakana kadar 1700 yıl geçtiği belirtilmektedir.

Hüthüt Kuşu ‘nun Simurg’a Yolculuğu

Dünya’da ki tüm kuşlar Simurg’u tanrı kuş olarak kabul ederlermiş. Kuşların bir işi yolunda gitmeyince Simurg’un yanlarına gelerek kendilerine yardım edeceğini ve işlerinin yolunda gideceğine inanırlarmış. Tüm kuşlar Simurg’un varlığına inanırlarmış ancak onu o ana kadar hiçbir kuş görememiş. Tüm kuşlar Simurg’ un varlığından şüphe etmeye başlamışlar.

Hüthüt kuşu, bir gün tüm kuşları toplayarak Simurg un kanadından bir tüy bulduğunu söyleyerek tüm kuşları buna inandırmış. Daha sonra tüm kuşlar fikir birliği yaparak tanrıları olarak Simurg u aramaya başlamışlar. Hüthüt kuşu, diğer tüm kuşlara Simurg’un yuvasının Kaf dağının tepesinde olduğunu söylemiş.

Hüthüt kuşunun bunu söylemesi üzerine tüm kuşlar hep birlikte Kaf dağına doğru yolculuğa başlamışlar. Kaf dağına gitmek içinse 7 dipsiz vadiden geçmek gerekiyormuş. Tüm kuşlar hüthüt kuşunun önderliğinde bu yolculuğa başlamışlar.

7 dipsiz vadiden birincisi ‘’İstek Vadisi’’ ymiş. Kuşlar, İstek Vadisi’ n de istediği ne varsa bulmuş. Kuşların bir kısmı bu vadide istedikleri şeyleri bulmanın hazzına kapılarak bu vadiden öteye gitmek istememişler.

7 dipsiz vadiden ikincisi ise ‘’Aşk Vadisi’’ ymiş. İstek Vadisi’ n de takılmayan kuşlar Aşk Vadisi’ne gelmişler. Bu vadiye gelen kuşlardan bir kısmı ise kuğuların güzelliğinden kendilerini alamamışlar ve kör olmuşlar. Kör oldukları için ise diğer vadiye geçemeyerek burada kaybolmuşlar.

7 dipsiz vadinin üçüncüsü ise ‘’ Cehalet Vadisi’’ ymiş. Cehalet Vadisi içerisine gelen kuşların gözüne herşey çok güzel görünmüş. Cehalet Vadisi içerisinde ki bu güzel görüntüye aldanan kuşlarda unutkanlık ve gereksiz mutluluk başlamış. Bazı kuşlar bu güzelliğe o kadar aldanmış ki aradıkları Simurg’u bile unutmuşlar. Simurg’u unutan kuşlar burada kaybolmuş. Geriye kalanlar ise dördüncü vadiye doğru yol almışlar.

7 dipsiz vadinin dördüncüsü ‘’ İnançsızlık Vadisi’’ ymiş. Bu vadiye gelenler içerisinde inançsızlık oluşuyormuş. Kuşlar bu vadiye geldiklerinde bazı kuşlar içerisinde Simurg’u bulamayacaklarına dair inançsızlık oluşmuş. Simurg’ u bulamayacağına inanan bir çok kuş da boşuna bu yolu gittiğine inanmış ve bu vadiden öteye gitmeyerek geri dönmüşler. İnancını koruyan kuşlar ise yolculuklarına devam ederek beşinci vadiye gelmişler.

7 dipsiz vadinin beşincisi ‘’Yalnızlık Vadisi’’ ymiş. Bu vadiye gelen kuşlardan çoğu kendisini yalnız hissederek korkuya kapılmış. Bu korkuya kapılan kuşlar yalnız başına yolculuk yapmaya karar vererek yönlerini kaybetmişler ve bir daha yollarını bulamamışlar. Geriye kalan kuşlar ise altıncı vadiye gitmek için birlikte hareket etmişler.

7 dipsiz vadinin altıncısı ‘’Dedikodu Vadisi’’ ymiş. Bu vadide olmadık dedikodular umulmadık söylentiler birbiri ardına devam etmiş. Bazı kuşların bu vadiden geri dönmesine sebep olan dedikodu ise Simurg’un olmadığı , Hüthüt kuşunun kendilerine yalan söylediği dedikodusuymuş. Bu dedikoduya inanan kuşlar ise geri dönmüşler. Dedikodulara inanmayarak Simurg’u arayan diğer kuşlar yola devam ederek son vadiye gelmişler.

7 dipsiz vadinin yedincisi ‘’Benlik Vadisi ’’ymiş. Bu vadinin kötülüğüne kapılan kuşlar, birbirinin kanadını, uçuşunu, ötüşünü beğenmemişler. Bazı kuşlar kendisinin Simurg olduğunu ve herşeyi bildiğini söylemişler. Benliğine kapılan kuşlar birbirini ezmeye ve hatta öldürmeye başlamışlar. Vadiyi geçene kadar benlik kavgası devam etmiş.

Kuşlar son vadiyi geçmişler ve Kaf dağına ulaşmışlar. Kaf dağına ulaştıklarında ise sadece 30 kuş kalmışlar. Geriye kalan 30 kuş, Kaf dağına vardıklarında Simurg’u aramışlar ancak bulamamışlar. En sonunda Hüthüt kuşu Simurg’un sırrını çözmüş. Aradıkları Simurg kuşu kendilerinden başkası değilmiş. Simurg u aramak için geçtikleri yollar kendi bilgeliklerine ulaşmak için çizdiği yollarmış.

Bu efsanede ki 7 vadi bize gerçek hayatımız da karşılaşacağımız zorluklar ve sıkıntıların birer simgesidir. Simurg’un efsanesi aslında bize, benliklerine kapılmayanların, nefsine hakim olanların, düşünüp araştıranların, yalnızlığa kapılmadan birlik içerisinde olanların ve en önemlisi ise başarma inancını kaybetmeyenlerin bilgeliğe ulaşacağını anlatmıştır.

O halde haydi birlikte Simurg’ u aramaya…

 

Yararlanılan Kaynaklar:

https://ceotudent.com/benlige-dogru-yolculuk-simurg-efsanesi